Anlaşmalı boşanma davası, eşlerin evlilik birliğini sona erdirme konusunda tam uzlaşmaya varmaları ve bu iradelerini mahkeme huzurunda beyan etmeleriyle gerçekleşen bir boşanma türüdür. Çekişmeli boşanma davalarına kıyasla daha hızlı, daha az yıpratıcı ve çoğu zaman tek celsede sonuçlanabilen bir hukuki süreçtir.
Antalya’da yürütülen anlaşmalı boşanma davalarında sürecin doğru şekilde ilerlemesi, hazırlanacak protokolün hukuka uygun olması ve tarafların haklarının korunması açısından Antalya boşanma avukatı desteği önemli bir rol oynar.
Antalya merkezli Ebru ÇEBİ Hukuk Bürosu, anlaşmalı boşanma davalarında müvekkillerine anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması, dava dilekçesinin düzenlenmesi ve duruşma sürecinin takibi dahil olmak üzere kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.

Türkiye’de anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için tarafların yerine getirmesi gereken bazı temel şartlar bulunmaktadır:
Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması,
Tarafların boşanma ve boşanmanın hukuki sonuçları üzerinde tam uzlaşmaya varması,
Tüm hususları kapsayan yazılı ve imzalı anlaşmalı boşanma protokolünün mahkemeye sunulması.
Bu şartlardan birinin eksik olması halinde dava çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir ve yargılama süreci daha uzun ve karmaşık hale gelebilir.
Anlaşmalı boşanma protokolü, boşanmanın en kritik unsurudur. Tarafların boşanmanın mali ve kişisel sonuçları üzerinde nasıl anlaştıklarını gösterir.
Mal paylaşımı esasları,
Eksik veya hatalı hazırlanan protokoller mahkeme tarafından kabul edilmeyebilir ya da ilerleyen süreçte yeni uyuşmazlıklara ve davalara yol açabilir. Bu nedenle protokolün, sürecin özellikleri dikkate alınarak hazırlanması ve bir Antalya boşanma avukatı desteğiyle düzenlenmesi hak kayıplarının önlenmesi açısından önem taşır. Protokolün nasıl hazırlanacağına dair detaylı bilgi için anlaşmalı boşanma protokolü hazırlama rehberi sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma davası, çekişmeli boşanma davalarına kıyasla çok daha kısa sürede sonuçlanabilen bir yargılama sürecidir.
Genellikle;
Kararın kesinleşmesiyle birlikte yaklaşık 15–30 gün içinde nüfus kayıtlarına işlenir,
Ancak sürenin kısa olması; hazırlanan anlaşmalı boşanma protokolünün eksiksiz olması, tarafların duruşmaya katılması ve mahkemenin iş yoğunluğu gibi faktörlere bağlıdır. Şartların sağlanamaması halinde dava çekişmeli boşanma davasına dönüşebilir ve yargılama süresi önemli ölçüde uzayabilir.
Boşanma davalarında avukatlık vekâlet ücretleri, Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenir. Anlaşmalı boşanma davalarında ücret; davanın kapsamı, hazırlanacak anlaşmalı boşanma protokolünün içeriği, duruşma süreci ve dosyanın özelliklerine göre değişiklik gösterebilir.
Antalya’da güncel anlaşmalı boşanma vekâlet ücretleri hakkında bilgi almak için Antalya Barosu’nun resmi internet sitesine başvurabilir veya bir Antalya boşanma avukatı ile görüşerek sürece ilişkin hukuki değerlendirme talep edebilirsiniz.
Boşanma davasının sonucunda mahkeme tarafından hükmedilen karşı vekâlet ücreti ise davayı kaybeden tarafın ödemesi gereken yargılama giderlerinden biri olup mahkeme kararı ile belirlenir.
Anlaşmalı boşanma davalarında ücretlendirme hakkında daha detaylı bilgi için 2026 Anlaşmalı Boşanma Ücreti ve Antalya Avukatlık Masrafları başlıklı yazımız da incelenebilir.
Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanmanın tüm hukuki sonuçları üzerinde uzlaşmaları halinde açılan ve genellikle kısa sürede sonuçlanan bir dava türüdür.
Çekişmeli boşanma ise taraflar arasında Nafaka, velayet, mal paylaşımı gibi konularda anlaşmazlık varsa açılır ve süreç yıllarca sürebilir.
Bu nedenle taraflar arasında uzlaşma sağlanabiliyorsa, hem psikolojik hem de ekonomik açıdan anlaşmalı boşanma davası çoğu zaman daha hızlı ve daha az yıpratıcı bir çözüm yolu sunar.
Türkiye’de yaşayan yabancı uyruklu kişiler veya Türk vatandaşı ile evli olan yabancılar da Türk mahkemelerinde boşanma davası açabilir. Tarafların boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşmaları halinde yabancı eşler için de anlaşmalı boşanma davası açılması mümkündür.
Yabancı uyruklu eşlerin boşanma davalarında mahkemenin yetkisi, uluslararası tebligat işlemleri, yabancı belgelerin tercümesi ve boşanma kararının diğer ülkelerde tanınması gibi konular önem taşır. Bu nedenle sürecin doğru şekilde yürütülmesi için bir Antalya boşanma avukatı ile hareket edilmesi önerilir.
Yabancıların Türkiye’de boşanma süreci hakkında daha detaylı bilgi için yabancıların Türkiye’de boşanma süreci başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma davalarında protokolün eksiksiz hazırlanması, velayet ve nafaka düzenlemelerinin doğru yapılması ve boşanmada mal paylaşımı konularının açık şekilde belirlenmesi büyük önem taşır. Bu süreçte yapılacak hatalar ilerleyen dönemde yeni uyuşmazlıklara ve davalara yol açabilir.
Ebru ÇEBİ Hukuk Bürosu, Antalya’da anlaşmalı boşanma sürecinde müvekkillerine:
Hak kaybı yaşatmayan anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanması,
Profesyonel dava dilekçesi düzenlenmesi,
Mahkeme sürecinin hızlı ve güvenilir şekilde takibi hizmetlerini sunar.
👉 Hızlı ve güvenilir bir anlaşmalı boşanma süreci için ofisimizden randevu alarak süreci bir Antalya boşanma avukatı desteğiyle başlatabilirsiniz.
📌 Önemli Not: Telefonla hukuki danışmanlık verilmemektedir. Detaylı değerlendirme için lütfen ofisimizden randevu alınız.
Antalya merkezli Ebru ÇEBİ Hukuk Bürosu; Muratpaşa, Konyaaltı, Kepez, Lara başta olmak üzere Serik, Manavgat ve Alanya ilçelerinde yaşayan müvekkillere anlaşmalı boşanma davalarında hukuki destek sunmaktadır.
Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması, dava dilekçesinin düzenlenmesi ve mahkeme sürecinin takibi gibi tüm aşamalar Antalya Aile Mahkemeleri nezdinde yürütülmektedir.
Anlaşmalı boşanma sürecine ilişkin en çok merak edilen konuları, uygulamada önem taşıyan başlıklarla birlikte aşağıda bulabilirsiniz.
Anlaşmalı boşanma, eşlerin boşanma ve boşanmanın sonuçları üzerinde uzlaşarak mahkeme kararıyla evlilik birliğini sona erdirmesidir. Nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki, tazminat ve mal paylaşımı gibi konularda tarafların ortak irade ortaya koyması gerekir.
Anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması gerekir. Bu süre dolmadan açılan başvurularda mahkeme, anlaşmalı boşanma şartlarının oluşup oluşmadığını ayrıca değerlendirir.
Protokolde; velayet, nafaka, çocukla kişisel ilişki, tazminat, mal paylaşımı ve tarafların boşanmanın sonuçlarına ilişkin üzerinde uzlaştığı diğer hususlar açık, net ve uygulanabilir şekilde yer almalıdır.
Evet. Anlaşmalı boşanma davasında hâkim, tarafların boşanma iradesini bizzat ve serbestçe açıklayıp açıklamadığını değerlendirdiği için, kural olarak her iki tarafın da duruşmada hazır bulunması gerekir.
Evet. Özellikle çocuğun üstün yararına aykırı, taraf iradesini açık yansıtmayan veya hukuken uygun görülmeyen düzenlemeler içeren protokoller mahkeme tarafından uygun bulunmayabilir. Hâkim gerekli görürse değişiklik önerebilir.
Kesinleşen boşanma kararı içindeki protokol hükümleri, tek taraflı iradeyle değiştirilemez. Ancak niteliğine göre bazı konular için ayrıca yeni dava açılması veya yeni bir hukuki süreç yürütülmesi gerekebilir.
Dilekçede boşanma talebi açıkça belirtilmeli; taraf bilgileri, evliliğe ilişkin temel bilgiler ve protokole atıf yer almalıdır. Usule uygun ve eksiksiz hazırlanan dilekçe ile protokol, sürecin hızlı ve sorunsuz ilerlemesi açısından önem taşır.
Evet. Karar kesinleşmeden önce taraflar anlaşmalı boşanma iradesinden dönebilir veya davadan feragat edebilir. Bu durumda dosyanın hukuki durumu, işlemin aşamasına göre değerlendirilir.
Evet. Şartların eksik olması, taraflardan birinin duruşmada iradesini değiştirmesi veya protokol hükümlerinde uyuşmazlık çıkması halinde süreç çekişmeli boşanma niteliğine dönebilir.
Taraflar öncelikle boşanmanın bütün sonuçlarında uzlaşır. Ardından protokol hazırlanır, aile mahkemesine başvuru yapılır ve duruşmada taraflar boşanma iradelerini bizzat beyan eder. Hâkim şartların oluştuğunu ve düzenlemelerin uygun olduğunu değerlendirirse boşanmaya karar verir.
Hâkim genellikle tarafların boşanma iradesinin özgürce oluşup oluşmadığını, protokolü okuyup anladıklarını, protokol hükümlerini kabul edip etmediklerini ve özellikle çocuklara ilişkin düzenlemelerin farkında olup olmadıklarını değerlendirir.